Tudeh'ten suikast açıklaması: Provokasyon

İran'da Muhsin Fahrizade suikastını kınayan Tudeh, bölgede bir savaşa yol açacak tırmanışın sadece emperyalistlere, gericilere ve halk karşıtlarına yarar sağlayacağını dile getirdi.

Dış Haberler

İran'ın önde gelen nükleer fizikçisi Muhsin Fahrizade'nin 27 Kasım'da Tahran'da suikasta uğramasını kınayan Tudeh Partisi, Trump yönetiminin son günlerinde emperyalizmin ve bölge gericiliğinin tehlikeli maceralarına karşı uyardı.

İran'da mücadele eden komünist parti Tudeh, Fahrizade suikastının ardından Ortadoğu'da savaş tehlikesine işaret etti.

Tudeh'ten yapılan açıklamada "Bu, son yıllarda İsrail dahil diğer ülkelerin istihbarat örgütlerinin Tahran'da Muhsin Fahrizade gibi İran rejimiyle bağlantılı kişilere karşı açıkça uygulayabildiği ilk büyük ölçekli operasyon değil. Ve bu şüphesiz ki bu, İran'daki teokratik rejimin istihbarat örgütlerine derin ve yaygın bir sızmanın işaretidir. Aynı zamanda bu devlet aygıtlarındaki geniş yolsuzluğa bağlı bir zaafiyetin işaretidir" denildi.

Son haftalarda Trump yönetiminin giderayak İsrail ve Suudi Arabistan dahil bölgedeki müttefikleriyle İran'ı hesapsızca bir karşılık vermeye zorlayıp ülkeye "sınırlı" askeri müdahaleyi başlatacak çabalarına işaret eden çok sayıda haber çıktığını dile getiren Tudeh'ten yapılan açıklamada özetle şu bilgilere yer verildi:

 "İki hafta önce Donald Trump Beyaz Saray'da baş danışmanlarıyla İran'ın nükleer tesislerini bombalama ihtimalini görüştü. 17 Kasım'da İran Körfezi'ne B-52 uçakları konuşlandırıldı. 22 Kasım'da Netanyahu, Suudi Veliaht Prensi ve Mike Pompeo Suudi Arabistan'ın Neomin kentinde gizlice görüştü. Tüm bunlar Trump yönetiminin ve onun bölgedeki gerici müttefiklerinin çabalarının açıkça görülebilen örnekleridir.

İran'ın Tudeh Partisi terörist saldırıyı ve Muhsin Fahrizade'nin öldürülmesini kınar. Bu saldırı savaş çığırtkanları arasında intikamcı çatışma zincirini hazırlamak amacıyla organize edilmiştir ve parti İran'ın ve bölgenin baskılanmış halkının çıkarları gereği Ortadoğu'da barışı korumak için çaba gösterme çağrısında bulunmaktadır. 

Trump'ın felaket dolu başkanlığının son haftalarında provokatif ve tehlikeli hilelerle müdahale girişimlerini sürdürmesi şaşırtıcı değil. Son 4 yıl içinde İran ve ABD arasında BM yasaları ve uluslararası hukuk çerçevesinde anlaşmazlıkların çözümünü geçersiz kılmak için elinden geleni yaptı. 

Tudeh Partisi ABD emperyalizminin ve müttefiklerinin maceracı politikalarının tehlikesine karşı defalarca uyardı. Bunlara gerici Suudi rejimi ile İsrail'in ırkçı politikaları da dahil. Parti aynı zamanda İran rejiminin bölgedeki basiretsiz ve müdahaleci politikalarına karşı da defalarca uyarıda bulundu.

Bir yandan Trump yönetimi ve müttefiklerinin uluslararası hukuku görmezden gelmesini kınarken Tudeh Partisi aynı zamanda bölgede bir felakete yol açacak askeri çatışmaya neden olacak gerilimin tırmanmasını önlemek üzere tüm çabaların yoğunlaştırılması gerektiğine inanmaktadır. 

Ortadoğu'da tüm askeri savaş ve çatışmalar sadece gerici, halk karşıtı bölge ve dünya güçlerinin yararınadır, çalışkan ve çileli halkımızın orta ve uzun vadeli çıkarlarının tam olarak hilafınadır.

Tudeh Partisi İran'ın ve dünyanın tüm ilerici ve barışsever güçlerine bölgede tehlikeli askeri gerilim ve çatışma tehdidine karşı gelmek üzere kamuoyunu seferber etmek için ellerinden geleni yapmaya devam etmeleri çağrısında bulunur.

Trump yönetiminin son günlerinde, İran'da hüküm süren rejimin gerici ve halk karşıtı liderlerinin, ABD hükümetinin ve Suudi Arabistan ve İsrail'in gerici rejimlerinin bir kez daha Ortadoğu'yu yeni bir savaşın uçurumuna sürüklemelerine izin verilmemelidir. Barış için mücadele -savaş çığırkanlarını Ortadoğu'dan çıkarmak, çok çalışan halkın ve İran ulusunun çıkarlarını savunmak- bizim mevcut durumda en acil görevimizdir.

İran'ın Tudeh Partisi İran halkının barış, demokrasi, demokratik haklar ve özgürlükler ve sosyal adalet mücadelesini ülkedeki teokratik rejimin tasfiyesiyle kazanacağına inanıyor. Bu açıdan hiçbir yabancı müdahalenin hangi bahaneyle olursa olsun meşru olmadığına inanıyoruz ve dahası hangi mazeret ya da ad altında olursa olsun her türlü terörizm eylemini reddediyor ve kınıyoruz. İran'ın siyasi geleceğini belirlemek yalnızca İran halkının ve onu temsil eden ilerici ve demokratik güçlerin sorumluluğundadır."