Namet'te normalleşme hakkında iddialar: İşçiler kırılıyor

Namet çalışanları soL'a konuştu. 'Normalleşme' öncesinde yaşadıkları yeterince korkutucuyken, 1 Haziran'ı izleyen günlerde Covid-19 salgınının işçiler arasında hızla yayıldığını öne süren çalışanlar, patron vurdumduymazlığını anlattı.

Haber Merkezi

2018 senesinde Türkiye’nin en büyük 500 sanayi kuruluşunun içerisinde 76. sırada yer alan ve Türkiye’nin en büyük kırmızı et üreticisi olmakla övünen Namet’te, koronavirüse yakalanan işçi sayısı 300’ü aşmış durumda. Patron ne işçiler içerisindeki hasta sayısını açıklıyor ne de fabrika içerisinde yeterli koruyucu önlem alıyor. Üstelik salgının yayılması için önlem almak yerine hastalanan işçileri tehdit ederek karantina süresi bitiminde kontrol testlerini yaptırmadan işbaşına çağırıyor.

Konuyla ilgili soL’a konuşan çalışanlar bu “en büyük” kırmızı et üreticisindeki çalışma koşulları hakkında ürkütücü iddialarda bulundular.

Namet patronu Faruk Kayar, oğlu ve kızıyla birlikte Payitaht Abdülhamid dizisinde "Cömert Çiftlik Sahibi Faruk" oynamıştı. Dizide II. Abdülhamid’den “namınızı duyurmanız gerek” övgüsü alan Namet patronu Kayar, gerçek hayatta da oğlu Burak Kayar’ın nikahında Tayyip Erdoğan’ın şahitlik yapması ile “namını” bir kez daha duyurmuştu. 

Faruk Kayar'ın, kendisinin ve ailesinin sağlığından endişe eden ve Sağlık Bakanlığı’nın belirlediği önlemleri uygulamaya çalışan işçiyi “vatan haini” olmakla suçladığı söyleniyor.

İddiaya göre, Haziran ayının başında sermayenin basıncı ve cumhurbaşkanının kararıyla “normalleşme” adı altında önlemlerin gevşetilmesi ile Namet’te vaka sayıları hızla artmaya başladı. 1 Haziran’ı takip eden günlerde öncelikle servislerde %50 kapasite azaltılarak oturma düzeni kaldırıldı. Özellikle kesimhanelerde 1 Haziran’a kadar uygulanan kasapların arasındaki mesafenin %50 arttırılması uygulaması tamamen kaldırılarak, daha sıkı aralıklarla çalışılmaya başlandı. Akabinde yemekhanelerde sosyal mesafe kuralları da uygulanmamaya başladı. Çalışanların iddiasına göre, servislerin, çalışma alanı, soyunma odaları ve diğer ortak alanların dezenfeksiyon işlemleri de rafa kaldırılınca, kaçınılmaz olarak vakalar artmaya başladı. Buna göre vakaların çığ gibi büyüdüğü gün haziran ayının ilk haftasında işyerindeki önlemlerin kaldırıldığı cuma günü. Cuma namazının fabrika bahçesinde kılınacağının yönetim tarafından duyurulması sonrasında, bölümlerin aynı anda yemeğe çıkarılması, hiçbir sosyal mesafe kuralının uygulanmamasına sebep olurken takip eden haftada fabrika işçilerinde salgın büyüdü. Hatta yemekhane personeli içinde de testleri pozitif çıkanların olması tehlikenin boyutlarını gözler önüne seriyor. 

3 bez maske, tıkış tıkış yemekhane

Namet patronunun, işçileri salgın sürecinde önce 3 adet kumaş maske ile fazla mesai yaptırarak çalıştırdığı söyleniyor. Daha sonra, eleman sıkıntısı yaşamamak için 10 adet daha bez maske verilmiş.

İşçilerin iddiasına göre, 900 civarında işçinin çalıştığı Namet’te yemekhanede işçiler oturacak yer bulamayıp neredeyse ayakta yemek yerken, servislerde sosyal mesafe kurallarına uyulmazken, aylardır fazla mesai baskısı ile yorgun argın çalışmaya zorlanırlarken, fabrikada salgının yayılmaması imkansız!

İşçilerin sağlığı, toplumun sağlığı

İddialar doğruysa, Namet işçileri hem kendi hayatlarını hem de ailelerinin hayatlarını tehdit eden koşullarda çalışmak zorunda bırakılmış oldu.

Patronun, test sonucu pozitif çıkan işçileri eğer birlikte çalıştığı arkadaşlarının adını verirse işten atmakla tehdit ettiği yine görüştüğümüz işçilerin iddiaları arasında. Sağlığından endişe ettiği için test yaptıran işçilere 14 gün karantinada kalacağı için “tembeller, sizin derdiniz çalışmamak. Vatan hainisiniz” diyebildiğini söylüyorlar.

Fabrikadaki salgından kaynaklı birçok işçinin aile fertlerinin içerisinde virüsün yayıldığı söyleniyor. Hatta bazı aile fertlerinin hastanede ve yoğun bakım ünitelerinde tedavi gördüğü iddiası da var. İşyeri yönetiminin işçiler üzerindeki baskısından dolayı, işçiler arkadaşlarına dahi bilgi vermekten çekindiklerini belirtiyor.